#visitlesvos

Midilli konakları

Tanım

18. ve 19. yüzyıllarda Midilli kenti o döneme kadar hiç tanımadığı bir büyümeye tanık olmuştur. Adanın İstanbul ve İzmir gibi Anadolu’nun gelişmiş ticaret merkezleriyle ilişkileri yoğunlaşırken Batı’yla kurulan temaslar ada ekonomisiyle toplumunu derinden etkilemiştir. Yeni gelen değerler ve estetik eğilimler yalnız yaşam ve düşünce tarzında değil, sanat ve mimaride de belli olmuştur. Bu dönemde inşa edilen konaklar ağırlıklı olarak ticari ve denizcilik faaliyetleriyle uğraşan kentin zengin burjuvazisinin evleriydi. Binalarda klasik Yunan tarzı barok, neo-Gotik, Rönesans, neoklasik gibi avrupaî mimarisinin unsurlarıyla eşleştirilmiştir. Konut yapımında erken (1850-1880), orta (1880-1900) ve olgun (1900-1930) olmak üzere üç safha tespit edilmiştir. Her safhada konutlar hem estetik hem de yapısal olarak farklı barınma, konfor ve donanım ihtiyaçları ifade etmektedir.

Birinci safhada Bavyera neoklasizmi, Barok ve Ampir tarzlarının etkisi altında konaklar kentsel saraylar olarak mutlak bir simetri ve basitlik ile inşa edilmiştir. Bu safhanın konağında görkemli ve büyük bir antrenın yanları iki odaya ayrılmaktadır. Salon gibi resmi odalar şahnişin teknikiyle genişletilen son katta düzenlenmektedir. İkinci safhanın konakları serbest formlar, hacimlerin iç içe geçmesi, dik eğimli çatı ve pitoresk tarzı ifade eden bir asimetri ile ayırt edilmektedir. Olgun sayılan safhanın konağı geçen safha sarayının basit ancak geliştirilmiş bir versiyonudur : İzmir’deki burjuva konut örneğine yakınlık gösteren konak tutarlı, pratik ve işlevsel bir konutun niteliklerine sahip olmuştur.


Αρχοντικά Μυτιλήνης


Alan Midilli

Fotoğraf koleksiyonumuz

Ziyaret etmeyi unutmayın!